Telegram
Mezhepler Tarihine Giriş ve İtikadi Mezhepler

Mâtürîdiyye: Mâtürîdî, görüşleri ve âlimleri

25 çıkmış soruMBSTS: 8DHBT: 8ÖABT-DKAB: 4ÖABT-İHL: 52014–2024

Derse başlamadanZihin açma duası

قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي ﴿٢٥﴾ وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي ﴿٢٦﴾ وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي ﴿٢٧﴾ يَفْقَهُوا قَوْلِي ﴿٢٨﴾

Kâle rabbi'şrah lî sadrî · Ve yessir lî emrî · Vahlul ukdeten min lisânî · Yefkahû kavlî

(Mûsâ) dedi ki: Rabbim, göğsümü genişlet; işimi bana kolaylaştır; dilimdeki düğümü çöz, ki sözümü anlasınlar.


وَقُل رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا ﴿١١٤﴾

Ve kul rabbi zidnî ilmâ

Ve de ki: Rabbim, ilmimi artır.

Tâhâ 20/25-28 ve 20/114 · Arapça metin: Tanzil Projesi · Kıraat: Mahmûd Halîl el-Husarî (Al Quran Cloud; yalnız Dinle'ye basınca çalınır)

Bu sayfada

  1. Kurucu İmam: Ebû Mansûr el-Mâtürîdî
  2. Doğuşu, Adlandırma ve Yayılışı
  3. Bilgi Anlayışı: Akıl, Duyu, Haber
  4. İman Anlayışı
  5. Tekvin ve Kelam Sıfatı
  6. Haberî Sıfatlar ve Rü'yetullah
  7. İnsan Fiilleri: Kesb ve Cüz'î İrade
  8. Âlimler ve Eserler
  9. Günümüzde Mâtürîdiyye

Kısaca

Bir mezhep düşünün ki akılla Allah'ın varlığını bilmeyi zorunlu saysın ama vahyi de asla ikinci plana atmasın. İşte Mâtürîdiyye, nakil ile aklı dengeleyen bu Ehl-i sünnet kelam okuludur. Sınavlarda hem kurucusu Mâtürîdî'nin eserleri hem de mezhebin iman, bilgi, tekvin ve insan hürriyeti konusundaki ayırt edici görüşleri sık karşına çıkar. Bu konuya 25 soru bağlanmıştır; en çok iman anlayışı ve Eş'arîlikten farkları öne çıkar.

Sınavda en çok sorulanlar

Konu anlatımı

1. Kurucu İmam: Ebû Mansûr el-Mâtürîdî

Kavram: Mâtürîdiyye — Ebû Mansûr el-Mâtürîdî'nin görüşleri etrafında oluşan, nakli ve aklı birlikte kullanan Ehl-i sünnet kelam mektebi.

Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mahmûd el-Mâtürîdî es-Semerkandî, yaklaşık 238 (852) yılında Semerkant'ın Mâtürîd köyünde doğdu. Türk asıllı olduğu kuvvetle muhtemeldir. Hanefî mezhebinin üçüncü-dördüncü kuşak âlimlerindendir; hocaları arasında Ebû Nasr el-İyâzî, Ebû Bekir Ahmed el-Cûzcânî ve Nusayr b. Yahyâ el-Belhî sayılır. Ölümü 333 (944) yılında Semerkant'ta gerçekleşti; Çâkerdîze Mezarlığı'na defnedildi.

Mâtürîdî, Ebû Hanîfe'nin akaid konusunda koyduğu temel ilkeleri açıklayıp sistemleştirmiştir. Bu sıkı bağ yüzünden bazı araştırmacılar Mâtürîdîliği, Hanefî geleneğin kelâmdaki uzantısı olarak görür; yine de Mâtürîdîlik, kendine özgü kelâm sistemi olan müstakil bir mezheptir.

Mâtürîdî'nin günümüze ulaşan iki büyük eseri şunlardır:

  1. Kitâbü't-Tevhîd: Kelam ilminin bilgi teorisi, âlemin yaratılmışlığı, Allah'ın varlığı ve sıfatları, nübüvvet, iman ve kader gibi ana meselelerini ele alır.
  2. Te'vilâtü'l-Kur'an (Te'vilâtü Ehli's-sünne): Dirayet tefsirinin ilk örneklerindendir. Mâtürîdî, sahâbeden nakledilen açıklamalara "tefsir" der, kendi aklî yorumlarını "te'vil" diye ayırır. Eser Kur'an'ın baştan sona bütün âyetlerini açıklar. Kıyamet ve âhiret gibi gayb alanına giren meseleleri anlatırken temsilî ve mecazî bir dil kullanır. 2016 DHBT · 2020 DHBT

Not: Te'vilâtü'l-Kur'an'da dirayet yönteminin izlenmesi, ayrıca tefsir ile te'vilin birbirinden ayrılması sonraki müfessirlerin anlayışını güçlü biçimde şekillendirmiştir. Dirayet tefsiri, rivayet yanında akıl ve dil verilerini de kullanan tefsir çeşididir.

2. Doğuşu, Adlandırma ve Yayılışı

Mâtürîdiyye, Mâverâünnehir'in Semerkant çevresinde doğdu. Bağdat ve Basra gibi ilim merkezlerinden uzakta geliştiği için Eş'arîlik kadar erken dönemde şöhret bulamadı. Ekol önceleri "ashâbü Ebî Hanîfe", "Hanefiyye" veya "Ehl-i sünnet" diye anılmış; Mâtürîdiyye adı sonradan yerleşmiştir.

Mâtürîdî'nin yaşadığı dönemde bölgede Sünnî kelam faaliyeti zaten mevcuttu. Ebû Hanîfe'nin görüşlerini benimseyen Mâverâünnehir âlimleri Mu'tezile, Cehmiyye, Kerrâmiyye ve Şîa'ya karşı Ehl-i sünnet akidesini savunuyordu. Mâtürîdî bu birikimi sistemleştirip güçlü bir kelam okuluna dönüştürdü.

Bugün Hanefîlerin büyük çoğunluğu inançta Mâtürîdî'dir. Mezhep; Pakistan, Hindistan, Çin, Orta Asya, Balkanlar, Türkiye ve Eritre gibi bölgelerde yaygındır. Genellikle Türkler fıkıhta Hanefî, inançta Mâtürîdî'dir.

Püf noktası: "Mâverâünnehir'de doğdu, Türklerle yayıldı" cümlesi coğrafya-halk eşleşmesini akılda tutar. Mâtürîdî = Semerkant/Türkistan; Eş'arî = Basra/Bağdat.

3. Bilgi Anlayışı: Akıl, Duyu, Haber

Mâtürîdîler bilgi edinme vasıtalarını üçe indirir: akıl, duyular ve doğru haber. Bunların dışındaki kanallar dinî bilgide muteber kabul edilmez.

Kavram: Marifetullah — Allah'ın varlığını ve birliğini bilme. Mâtürîdîlere göre bu bilgi akılla mümkün ve gereklidir.

Mâtürîdîler, insanın peygamber gönderilmese de aklını kullanarak Allah'ın varlığına ve birliğine ulaşmakla yükümlü olduğunu söyler. Bu sebeple vahiy ulaşmayan kimse, Allah'ı tanımamaktan dolayı mazur kabul edilmez. Eş'arîler ise vahiy gelmeden böyle bir aklî yükümlülüğün doğmayacağını savunur. 2022 DHBT

İlham ve keşf, sûfîlerin önem verdiği bilgi yolları olsa da Mâtürîdî kelamcıları bunları güvenilir bilgi vasıtası saymamıştır. Kalbe doğan bilgi sübjektif olduğu için akıl-duyu-haber süzgecinden geçmedikçe dinî konuda delil olamaz. 2017 MBSTS · 2021 ÖABT-İHL

Püf noktası: Üç bilgi kaynağını "ADH" koduyla hatırlayabilirsin: Akıl, Duyu, Haber.

4. İman Anlayışı

Mâtürîdî iman doktrini sınavda en çok öne çıkan alandır. Mezhebin iman konusundaki beş temel ilkesi şöyle sıralanır:

  1. Mâtürîdîlikte imanın özü kalbin tasdikidir. Kalp bu onayı taşımadığı sürece iman oluşmaz; bu yüzden dilsiz bir kimsenin içten tasdiki de geçerli kabul edilir. Sözle yapılan ikrar ise sonradan eklenen zait bir rükün olup, kişi hakkında dünyada İslam ahkâmının uygulanmasına imkân verir. 2023 ÖABT-İHL
  2. İmanın özü değişmez. Mâtürîdîlere göre kalpteki tasdik ne çoğalır ne azalır; güçlenme ve zayıflamadan ancak yakîn derecesi ve tasdikin kuvveti bakımından söz edilebilir. 2020 DHBT · 2021 MBSTS
  3. İmanda istisna caiz değildir. Mâtürîdîler imanı şüpheye kapalı, kesin bir tasdik saydığı için "inşallah müminim" yerine "ben müminim" denmesini ister. 2020 MBSTS
  4. İman ile İslam'ı aynı gören Mâtürîdîler, terim anlamlarından yola çıkar; bu iki kavram birbirini kapsar, her ikisinde de tasdik ve teslimiyet vardır. 2015 MBSTS · 2021 MBSTS
  5. Mâtürîdîler ameli imanın aslından ayrı tutar; onu imanı tamamlayan bir unsur sayarlar. Bu yüzden amellerin terk edilmesi kişiyi imandan çıkarmaz. 2016 MBSTS · 2020 DHBT

Mâtürîdî'nin din-şeriat ayrımı, amellerin imandan parça olmadığını söyleyen beşinci ilkenin temelini oluşturur. Ona göre din, bütün peygamberlerin ortak inanç alanıdır ve değişmez; şeriat kapsamındaki ameli hükümler peygamberden peygambere farklılaşabilir. Şeriatın bu değişken yapısı, amellerin imanın özünde yer almadığını gösterir. 2016 MBSTS

Büyük günah konusunda Mâtürîdiyye mutedil bir yol izler.

Kavram: Mürtekib-i kebîre — Büyük günah işleyen mümin. Mâtürîdîlere göre böyle bir kimse kâfir olmaz; imanı sabit, kendisi günahkâr (fâsık) bir mümin sayılır.

Büyük günah işleyen bir mümin, işlediği günahı helal saymadığı sürece iman dairesinde kalır; Mâtürîdîler onu günahkâr mümin sayar. Âhirette Allah dilerse onu affeder; cehenneme girse bile ebedî kalmaz. 2024 DHBT

Önemli: Mâtürîdî iman anlayışının dört çekirdek cümlesi şudur: "Tasdik asıldır, ikrar zâittir; iman artmaz eksilmez; istisna caiz değildir; iman İslam'la aynıdır."

5. Tekvin ve Kelam Sıfatı

Mâtürîdiyye'nin en belirgin ayırıcı görüşlerinden biri, Allah'ın sübûtî sıfatlarına sekizinci olarak tekvin sıfatını eklemesidir.

Kavram: Tekvin — Sözlükte "oluşturmak, meydana getirmek"; terim olarak Allah'ın yoktan var etmesini ifade eden ezelî sübûtî sıfat.

Mâtürîdîlere göre yaratma (tahlîk), rızık verme (terzîk), diriltme (ihyâ), öldürme (imâte) gibi fiilî sıfatlar ezelîdir ve hepsi tekvin sıfatına döner. Tekvin ezelîdir; ancak onun taalluku olan mükevvenât yani yaratılmışlar zamanı gelince yaratılır.

Eş'arîlerle fark şöyledir:

Mesele Mâtürîdiyye Eş'ariyye
Fiilî sıfatlar Ezelîdir, tekvinden kaynaklanır Hâdistir
Tekvin Müstakil sekizinci sübûtî sıfattır Müstakil sıfat değil; kudretin taalluku sayılır
İstitâat Fiil öncesi ve fiil sırasındaki gücü birlikte kapsar Fiille birliktedir

Tablonun ilk iki satırı, iki ekolün en belirgin biçimde ayrıldığı noktayı gösterir. 2020 ÖABT-İHL

Kelam sıfatı ve halku'l-Kur'an: Ehl-i sünnet kelamcıları Allah'ın kelamını iki düzeyde ele alır:

  1. Kelam-ı nefsî: Allah'ın zâtıyla kaim, ezelî, harf ve sesten münezzeh olan iç kelamıdır. Kur'an'ın gerçeği budur; mahlûk değildir.
  2. Kelam-ı lafzî: Nefsî kelama delalet eden harf ve seslerden ibarettir. Mushaf'taki yazı ve dil ile okunan söz hâdistir.

Ehl-i sünnet âlimleri, Mu'tezile'nin Kur'an'ın yaratılmış olduğu iddiası karşısında Allah'ın kelamı ile onun harf ve seslerle ifade edilen metni arasında bir ayrım geliştirmiştir. Mâtürîdîlere göre dışarıdan işitilen metin, Allah'ın zâtıyla kaim olan nefsî kelamına delalet eden lafzî kelamdır. 2021 MBSTS · 2024 DHBT

Püf noktası: Nefsî = iç, lafzî = dış. Kur'an'ın özü ezelî, okunuşu hâdistir. Böylece hem Allah'ın kelamı kadîm olur hem de "mahlûk Kur'an" tartışması çözülür.

6. Haberî Sıfatlar ve Rü'yetullah

Mâtürîdîler, naslarda Allah'a nispet edilen el, yüz, göz, gelme, inme ve istivâ gibi haberî sıfatları te'vil yoluyla yorumlar.

Kavram: Te'vil — Lafzın zâhirî anlamını bırakıp akla ve muhkem naslara uygun mecazî anlama yorumlamak.

Mâtürîdîler, Kur'an'daki "Allah'ın eli" gibi haberî sıfatları mecaz çerçevesinde anlamlandırarak "yed" kelimesine "kudret" manası verir; böylece teşbihe düşmekten uzak dururlar. Zeydiyye de benzer biçimde te'vil yolunu benimser. 2015 ÖABT-DKAB · 2020 DHBT

Dikkat: Te'vil, sıfatları yok saymak anlamına gelen "ta'tîl" değildir. Mâtürîdîler sıfatı kabul eder, yalnızca lafzın mecazî anlamını tercih eder.

Rü'yetullah: Mâtürîdîler âhirette müminlerin Allah'ı göreceğini kabul eder; bu görme dünyevî görmenin yön, mesafe ve ışık şartlarının ötesinde bir keyfiyettedir ve mahiyeti bilinemez. Mâtürîdîler, Mutaffifîn sûresi 83:15'te kâfirlerin kıyamet günü Allah'ı görmekten mahrum bırakıldığını bildiren âyeti delil getirirler; bu âyette kâfirler için söz konusu edilen mahrumiyet, müminlerin rü'yetullaha ereceğine işaret sayılmıştır. 2021 MBSTS

7. İnsan Fiilleri: Kesb ve Cüz'î İrade

Mâtürîdîler, Cebriyye ile Mu'tezile arasında orta yolu tutar: Ne insanın fiilinde hiçbir etkisi yoktur ne de insan fiilinin yaratıcısıdır.

  1. Mâtürîdîler fiilin icra ve kazanılmasını insana, yaratılmasını Allah'a verir; bu ikiliye halk-kesb denir. 2014 ÖABT-DKAB · 2018 DHBT
  2. Cüz'î irade, kulun seçme yeteneğini iki taraftan birine yöneltmesi, yani tercihidir. Küllî irade ise Allah'ın insana tanıdığı seçme yeteneğidir; cüz'î irade bu yeteneğin belli bir fiile aktif biçimde yönelmesidir. 2014 ÖABT-DKAB · 2021 ÖABT-DKAB
  3. Mâtürîdîlere göre istitâat fiilden önceki organ-şart sağlığı ile fiilin icrası sırasında ortaya çıkan güç olmak üzere iki boyutludur. 2024 ÖABT-İHL

Kavram: Kesb — Kulun iradesini ve gücünü bir fiile yöneltmesi. Fiilin kazanılması insana, yaratılması ise Allah'a aittir.

Mâtürîdîlere göre fiilin yaratılması Allah'a, tercih edilmesi ise insana aittir; fiil anında insana verilen iradeyi kullanabilme imkânı onu yaptıklarından sorumlu kılar. Allah insanın tercihine zorlayıcı biçimde müdahale etmez. Bu duruş, insanı fiilinde mecbur sayan Cebriyye'den de fiilin yaratıcısını insan kabul eden Mu'tezile'den de ayrılır. 2018 DHBT

8. Âlimler ve Eserler

Mâtürîdî'den sonra mezhebi geliştiren âlimleri ve eserlerini bilmek gerekir. En önemli sima Ebü'l-Muîn en-Nesefî'dir.

Âlim Eser(leri) Öne çıkan yönü
Ebü'l-Muîn en-Nesefî (ö. 508/1115) Tebsıratü'l-edille, et-Temhîd, Bahrü'l-kelâm Mâtürîdiyye'nin ekolleşmesini belirginleştiren en önemli kelâmcı
Ebü'l-Yüsr el-Pezdevî (ö. 493/1100) Usûlü'd-dîn Erken dönem sistematik kelam
Nûreddin es-Sâbûnî (ö. 580/1184) el-Bidâye fî usûli'd-dîn, el-Kifâye Muhtasar kelam geleneği
Necmeddin en-Nesefî (ö. 537/1142) el-Akâid Öz metin, şerhleriyle meşhur
İbnü'l-Hümâm (ö. 861/1457) el-Müsâyere Müteahhir dönem kelamı

Nübüvvetin gerekliliğini temellendiren Ebü'l-Muîn en-Nesefî, insan aklının gıda, ilaç ve zehir gibi maddelerin mahiyetini bile tam olarak kavrayamadığını belirtir. İbadetlerin hikmetlerini anlama konusundaki bu sınırlılık, insanın peygamberin yol göstericiliğine olan ihtiyacını ortaya koyar. 2024 ÖABT-DKAB

Osmanlı ilim çevresinde Mâtürîdî iman anlayışı güçlü şekilde temsil edilmiştir. Bu çizginin önemli isimlerinden İmam Birgivî (ö. 981/1573), et-Tarîkatü'l-Muhammediyye adlı eserinde ameli imanın aslından ayrı görmüş; imanın artma ve eksilme kabul etmeyeceğini, imanda istisna yapılamayacağını savunmuştur. Hızır Bey ve Taşköprizâde Ahmed Efendi gibi âlimler de aynı yaklaşımı sürdürmüştür. 2021 ÖABT-İHL

9. Günümüzde Mâtürîdiyye

Bugün dünyadaki Sünnî müslümanların önemli bir bölümü, özellikle Hanefî çoğunluk, inançta Mâtürîdî'dir. Mezhep; Eritre, Pakistan, Hindistan, Çin, Orta Asya, Balkanlar ve Türkiye'de yoğun olarak yaşar. Türkiye'de Hanefî mezhebine bağlı çoğunluk inançta Mâtürîdî çizgiyi izler.

Mâtürîdîlik, İslâm dünyasının tarihî ilim merkezlerinden uzakta doğduğu için uzun süre Eş'arîlik kadar tanınmamış; ancak Türklerin Hanefîlikle birlikte bu akaidi benimsemesi mezhebi yaşatan asıl zemin olmuştur.

Mâtürîdîliğin kelam görüşlerinin ayrıntısı için Akaid ve Kelam: Mâtürîdîlik sayfasına bakabilirsin.

Karıştırılanlar

Kendini yokla

Mâtürîdîler güvenilir bilgi kaynağı olarak hangi üç vasıtayı kabul eder?Akıl, duyular ve doğru haber.
Mâtürîdîlere göre "inşallah müminim" demek neden uygun görülmez?İman kesin bir kalp tasdikidir; imanda istisna caiz değildir.
Tekvin sıfatı konusunda Mâtürîdîler ile Eş'arîler arasındaki temel fark nedir?Mâtürîdîler tekvini ezelî ve müstakil sekizinci sübûtî sıfat sayar; Eş'arîler fiilî sıfatları hâdis görüp tekvini müstakil sıfat kabul etmez.
Mâtürîdîler insan fiillerinde "halk" ve "kesb"i kime nispet eder?Halk (yaratma) Allah'a, kesb (kazanma-yönelme) insana nispet edilir.

Kendini dene: 6 soru

Konu anlatımına göre hazırlanmış özgün sorular. Bir şıkka dokun, cevap ve açıklama hemen açılır; sonuçların bu tarayıcıda saklanır.

1. Mâtürîdiyye'ye adını veren ve yaklaşık 238 (852) yılında Semerkant'ın Mâtürîd köyünde doğan âlim aşağıdakilerden hangisidir?

2. Mâtürîdîlere göre dinî bilgide muteber kabul edilen bilgi edinme vasıtaları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

3. Mâtürîdîlere göre dil ile yapılan ikrarın hükmü aşağıdakilerden hangisidir?

4. Tekvin, Mâtürîdî kelâmında nasıl bir sıfat olarak görülür?

5. Aşağıdakilerden hangisi kelam-ı nefsînin özelliklerinden biridir?

6. Mâtürîdîlere göre insan fiillerinde halk ve kesb arasındaki ilişki aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

← Eş'ariyye: Eş'arî, mezhebin görüşleri ve âlimleriZeydiyye: doğuşu, imamet anlayışı ve kolları →

2019 MBSTS gibi etiketler, o bilginin hangi yıl hangi sınavda sorulduğunu gösterir. Tüm konuların soru dağılımı

Son güncelleme: