Kader ve insan fiilleri
Bu sayfada
Kısaca
Ok atıldığında isabet edip ölüme yol açan fiilin yaratıcısı Allah mıdır, yoksa ok atan kişi mi? Bu mesele, kelâmın insan fiilleri ile ilâhî kader ilişkisi etrafındaki en canlı tartışmalarından birini oluşturur. İrade, kesb ve sorumluluğun sınırı bu alanın temel başlıklarıdır. Bu konudan son yıllarda 12 soru yöneltilmiş olup ağırlığı azımsanmayacak düzeydedir.
Sınavda en çok sorulanlar
- İstitaat, insanın fiili gerçekleştirme gücüdür; yükümlülük ancak bu güçle ilişkilidir. 2016 DHBT · 2019 ÖABT-İHL
- Eş'arî ve Mâtürîdî istitaatın fiil anında yaratıldığını; Mu'tezile ise fiilden önce var olduğunu savunur. 2022 MBSTS
- Eş'arî'ye göre kulun fiille ilişkisi kesb kavramıyla ifade edilir: gerçek yaratıcı Allah'tır, kul yalnızca fiilin mahallidir. 2018 MBSTS
- Mâtürîdîler insana cüz'î irade tanır; seçim kula, yaratma Allah'a aittir. 2014 ÖABT-DKAB
- Teklif, güç yetirilebilenle olur; Eş'arîler güç yetirilemeyenle teklifin aklen câiz olduğunu söyler. 2016 ÖABT-DKAB
- Salah-aslah, Mu'tezile'nin Allah'a "kul için en uygunu yaratmayı" zorunlu gören ilkesidir; Eş'arî, hocası Cübbâî ile yaptığı meşhur üç kardeş tartışmasında bu ilkenin çelişkisini göstermiştir. 2014 DHBT
- Hızlân, Allah'ın buyruklarına uymayan kulunu lütuf ve yardımından yoksun bırakmasıdır. 2015 ÖABT-DKAB · 2022 ÖABT-İHL
- Tevlîd, bir fiilin başka bir fiili doğurması; zincirleme fiillerde sorumluluk tartışmasıdır. 2020 ÖABT-DKAB
- İman esasları ilahiyyat, nübüvvat ve semiyyat diye üç başlıkta toplandığında, kadere iman Allah'ın ilim, irade, kudret ve yaratıcılığı kapsamında sayılarak ilahiyyat başlığına alınır. 2024 DHBT
- İnsan sorumluluğu akıl ve özgür iradeye dayanır; tercih imkânı yoksa sorumluluk da yoktur. 2016 DHBT
Konu anlatımı
Kader ve kazâ kavramları
Kavram: Kader — Allah'ın ezelden ebede kadar olacak her şeyin zamanını, yerini ve niteliklerini bilip takdir etmesidir. Kazâ ise bu ezelî takdirin zamanı gelince yaratılmasıdır.
Eş'arî kelâmcılarının çoğu ile İslâm filozofları bu tanımları tersine çevirir: onlara göre kazâ Allah'ın ezelî hükmü, kader ise bu hükme uygun olarak varlıkların dış âlemde yaratılmasıdır. Yukarıdaki sıralamayı ise Selefiyye âlimleri ile Mâtürîdî kelâmcıların çoğu benimser.
Kader, Allah'ın bilmesi, dilemesi, güç yetirmesi ve yaratmasıyla ilgili bir konudur. Bu yüzden kimi kaynaklar kadere imanı ayrı bir başlık yerine ilahiyyat içinde değerlendirir. Kadere iman, Allah'ın her şeyi bildiğine, dilediğini yaptığına ve tek yaratıcı olduğuna inanmanın doğal uzantısıdır. 2024 DHBT
Önemli: Cibrîl hadisinde iman esasları arasında "hayır ve şerriyle kadere iman" da sayılır. Bu ifade, hayrın da şerrin de Allah'ın takdir ve yaratmasıyla olduğunu belirtir; fakat şerre rızâ gösterilmediği ayrıca vurgulanır.
Allah'ın iradesi ve insan iradesi
İrade sıfatı, Allah'ın dileyen ve dilediğini gerçekleştiren olduğunu ifade eder. Kur'an'da Allah'ın dilediğini yaptığı, bir şeye "ol" dediğinde oluverdiği bildirilir. İlâhî irade ikiye ayrılır:
- Tekvînî (kevnî) irade: Yaratmayla ilgilidir; Allah'ın dilediği şey kesinlikle meydana gelir. Hayır ve şer bu iradenin kapsamındadır.
- Teşrîî (dinî) irade: Emir ve yasaklarla ilgilidir; Allah iyiliği emreder, kötülükten hoşnut olmaz. Kulların itaatsizliği teşrîî iradeye aykırıdır ama tekvînî iradeyle yaratılmıştır.
İnsan iradesi sınırlı ve yaratılmıştır. Mâtürîdîler insana cüz'î irade adını verirler. Bu, kulun iki seçenekten birine yönelme yeteneğidir. Kul hür iradesiyle tercih eder; Allah da bu tercihe uygun fiili yaratır. Böylece ne cebir ne de insana tam bağımsız yaratıcılık tanınmış olur. 2014 ÖABT-DKAB
İnsanın akılla desteklenmiş özgür iradesi, sorumluluğun temelidir. Kur'an'da herkese basiretler verildiği, görenin faydasının, kör olanın zararının kendine olduğu bildirilir. Tercih imkânı olmayan varlık sorumlu tutulmaz. 2016 DHBT
İstitaat: Fiil gücünün zamanı
Kavram: İstitaat — Kulun iradî bir fiili gerçekleştirmesini sağlayan güç ve yetenektir. Karşıtı aczdir.
İstitaat kelimesi yerine kudret, tâkat, vüs' gibi kelimeler de kullanılır. Kelâmcılar istitaatı iki anlamda ele alır:
- Fiile ilişkin vasıtalar: sağlam organlar, gerekli aletler ve engellerin bulunmaması. Bu tür istitaat fiilden önce vardır.
- Fiilin doğrudan meydana gelmesini sağlayan güç: Allah'ın, kulda her bir fiil için ayrı yarattığı geçici bir niteliktir (arazdır). Asıl tartışma bu ikinci anlamdadır.
İstitaatın zamanı konusunda mezhepler ayrılır:
| Mezhep | İstitaatın zamanı | Açıklama |
|---|---|---|
| Mu'tezile | Fiilden önce | Kul, fiil öncesinde güce sahiptir; aksi halde teklif adaletsiz olur. |
| Eş'ariyye | Fiil anında | Allah her fiil için ayrı bir güç yaratır; güç fiille beraberdir. |
| Mâtürîdiyye | Fiil anında | Allah kulun yönelmesine bağlı olarak fiil anında gücü yaratır. |
Eş'arî ve Mâtürîdî ekoller, fiili meydana getiren gücün fiille birlikte yaratıldığını kabul eder; Mâtürîdîler ayrıca organların sağlamlığı ve şartların uygunluğu gibi fiilden önceki imkânı da istitaat sayar. Mu'tezile ise gücün fiilden önce var olduğunu savunur. 2022 MBSTS
Önemli: Mâtürîdîler istitaatın iki zıt fiile de elverişli olduğunu söyler; Eş'arîler ise her fiil için ayrı istitaat gerektiğini ileri sürer. Bu incelik, iki Sünnî ekol arasındaki temel farklardan biridir.
İstitaat, yükümlülüğün ön şartıdır. Gücü yetmeyen kimse sorumlu tutulamaz; aklî melekesi yerinde olmayan birinin inançla yükümlü olmaması bu kapsamdadır. 2019 ÖABT-İHL Kur'an'da insanın gücü ölçüsünde sorumlu tutulduğu, beşerî sınırları aşan fiilleri yapmaya zorlanmadığı vurgulanır. 2016 DHBT
Kesb: Kulun fiille ilişkisi
Ehl-i sünnet âlimleri fiillerde "halk" (yaratma) ile "kesb" (yapma) arasında ayrım yapar. Yaratma yalnız Allah'a aittir; kul ise fiili kesb eder. Ancak kesbin mahiyeti ekoller arasında farklı tanımlanır.
Eş'arîler "fail" terimini yalnızca yaratıcı anlamında kullanırlar. Yegâne yaratıcı Allah olduğundan, kul için "fail" ifadesi ancak mecazî bir anlam taşır. Kulun fiille ilişkisi, fiilin kendi üzerinde gerçekleşmesi, yani fiilin mahalli olmasından ibarettir. İşte bu dolaylı ilişkiye kesb denir. 2018 MBSTS
Mâtürîdîler ise kesbi kulun cüz'î iradesine bağlar. Kul, seçeneklerden birine yönelir; bu yöneliş kesbdir. Allah da bu yönelişe göre fiili yaratır. Böylece kul gerçek anlamda seçen, Allah gerçek anlamda yaratandır.
Dikkat: Eş'arî kesb anlayışı, kulun fiildeki payını oldukça daraltır; bazı muhalifler bunu cebre yakın bulur. Mâtürîdî kesb ise cüz'î iradeyi öne çıkararak cebir ile tam bağımsızlık arasında bir orta yol çizer.
Teklif ve güç yetirilemeyen teklif meselesi
Kavram: Teklif — Allah'ın, sorumluluk sahibi kulunu bir işi yapma veya o işten kaçınma ile yükümlü kılmasıdır.
Mükellef olmanın şartı akıl ve bulûğdur. Çocuklar ve akıl hastaları teklif kapsamına girmez. Kur'an, Allah'ın kimseyi gücünün yetmediği şeyle yükümlü tutmadığını açıkça bildirir (Bakara, 2:286). Ancak bu ifadenin teorik yorumu mezhepler arasında farklılaşmıştır:
- Mu'tezile ve Mâtürîdîler, güç yetirilemeyenle teklifin aklen de câiz olmadığını söyler. Teklif, insanın kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir. 2016 ÖABT-DKAB
- Eş'arîler, fiilen Allah'ın böyle bir teklifte bulunmadığını kabul eder; fakat aklen câiz olup olmadığı tartışmasında bunu mümkün görürler. Çünkü mülk Allah'ındır ve O, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder.
Kudreti olmayan âciz ile şuurdan yoksun mecnun, mükellef sayılmaz. Mu'tezile ve Mâtürîdîlere göre istitaatın bulunmadığı yerde teklif de olmaz; Eş'arîler ise güç yetirilemeyenle teklifi aklen câiz görür.
Salah-aslah: Kullarına en uygun ve faydalı olanı yaratması Allah'a vacip mi?
Kavram: Salah-aslah — Mu'tezile'ye göre Allah'ın, kulları hakkında en uygun ve en faydalı olanı yapmasının gerekli olduğu ilkesidir.
Mu'tezile kelâmcıları ilâhî fiilleri fayda ve hikmet açısından değerlendirir. Onlara göre Allah abes iş yapmaz; bütün fiilleri kulların yararınadır. Bu sebeple Allah'ın kulları için aslah olanı yaratması vâciptir. Peygamber göndermek, akıl vermek, tekliften sonra lutufta bulunmak bu kapsamda sayılır.
Eş'arî'nin hocası Cübbâî ile yaptığı meşhur üç kardeş tartışması aslah ilkesini hedef alır. Üç kardeşten biri mümin, biri kâfir, üçüncüsü ise çocuk yaşta vefat etmiştir; Eş'arî, hocasına bunların ahiretteki durumlarını sorar. Cübbâî, mümin kardeşin cennete, kâfir kardeşin cehenneme gideceğini, çocuk yaşta ölenin ise cezadan kurtulup cennete de giremeyeceğini söyler. Eş'arî, çocuğun "keşke beni yaşatsaydın da cennete girebilseydim" diyebileceğini sorar; Cübbâî, Allah'ın çocuk için en uygun olanı yaptığını, çünkü yaşasaydı isyan edeceğini söyler. Bunun üzerine Eş'arî, aynı gerekçeyle kâfirin de "keşke beni çocukken öldürseydin, cehenneme girmeseydim" diyebileceğini belirtir; aslah ilkesine göre Allah bunu da yapmalıydı. Cübbâî bu itiraza cevap veremez ve ilkenin çıkmazı ortaya çıkar. 2014 DHBT
Ehl-i sünnet bu ilkeyi reddeder. Onlara göre hiçbir şey Allah'a vâcip değildir; lutuf ve nimet birer ihsandır. Allah'ı "en uygun olanı yapmak zorunda" saymak, ulûhiyyeti sınırlamak anlamına gelir.
Not: Aslah ilkesi, Mu'tezile'nin "vücûb alellah" (Allah'a bir şeyi zorunlu kılma) anlayışının bir parçasıdır. Bağdat ve Basra ekolleri arasında teklifin aslah sayılıp sayılmaması gibi farklılıklar vardır.
Tevfik ve hızlân
Kavram: Tevfik ve hızlân — Tevfik, Allah'ın kuluna itaat ve iman yönünde yardım etmesi, fiili kolaylaştırmasıdır. Hızlân ise Allah'ın buyruklarına boyun eğmeyen kulundan yardımını kesmesi ve onu kendi haline bırakmasıdır.
Hızlân, kulun iradesini kötüye kullanmasının bir sonucudur. Allah kimseyi peşinen hızlâna uğratmaz; kul küfrü seçtiğinde ilâhî lutuftan mahrum kalır. Bu durum, azgın dalgalar ortasında kaptansız kalan tekneye benzetilir. 2015 ÖABT-DKAB
Kur'an'da Allah'ı unutanların kendilerini de unuttuğu ifadesi bu gerçeği anlatır (Haşr, 59:19). Allah, kulunun iman etmesini ister; inkârı ise hoş karşılamaz. Ancak imtihan gereği kulunu imana zorlamaz. Küfrü seçen kul, ilâhî yardım ve merhametten mahrum bırakılır. 2022 ÖABT-İHL
Dikkat: Hızlân, Allah'ın kulunu kötülüğe zorlaması değildir. Kul önce iradesiyle kötülüğe yönelir; Allah da onu yardımından mahrum bırakır. Bu yönüyle cebir anlayışından ayrılır.
Tevlîd: Zincirleme fiillerde sorumluluk
Kelâmda tevlîd, iradî bir fiilin kendiliğinden başka bir fiili doğurmasıdır. Atılan okun yaralaması ve ölümün gerçekleşmesi gibi ardışık olaylarda hangi fiilin kula ait olduğu ve sorumluluğun kime yükleneceği tartışılmıştır. 2020 ÖABT-DKAB
Mu'tezile'ye göre bir fiili yapan kişi, o fiilin doğurduğu sonucun da faili sayılır; ok atan kişi, okun isabetiyle ortaya çıkan yaralanma ve ölümden de sorumludur (doğan fiile tevellüd denir). Eş'arîlere göre ise sebep sonucu zorunlu olarak doğurmaz; doğan fiiller de dahil her fiili yaratan Allah'tır; kulu ise iradesiyle sebep olduğu sonuçtan sorumlu tutar.
Karıştırılanlar
- Kaderiyye ve Cebriyye: Kaderiyye insan iradesini aşırı vurgular, bazı kolları kaderi inkâr eder; Cebriyye ise insanı tamamen mecbur sayar. Ehl-i sünnet ikisinin ortasındadır.
- Kesb ve cüz'î irade: Kesb daha çok Eş'arî literatürde kulun fiille olan dar ilişkisini anlatır; cüz'î irade Mâtürîdîlerin kulun seçim yeteneğine verdiği addır.
- İstitaat ve kudret: İstitaat, kulun iradî bir fiili yapmasını mümkün kılan güç ve vasıtaların bütünüdür; kudret ise birbirinin alternatifi olan iki fiilden birini isteyerek yapabilme gücüdür. İki terim çoğu zaman birbirinin yerine de kullanılır.
- Tevfik ve hızlân: Tevfik itaate yardım, hızlân yardımdan mahrumiyettir; ikisi birbirinin zıttıdır.
- Salah ve aslah: Salah "iyi ve uygun olan", aslah "en uygun olan"dır. Mu'tezile içinde hangisinin vâcip olduğu tartışılmıştır.
Kendini yokla
Mu'tezile'ye göre istitaat ne zaman vardır?
Fiilden önce; kul fiili gerçekleştirmeden önce güce sahiptir.Eş'arîler kesbi nasıl tanımlar?
Kulun fiille ilişkisini ifade eden kavramdır; Eş'arîlere göre fiil kulun üzerinde gerçekleşir (kul fiilin mahallidir), gerçek yaratıcı ise Allah'tır.Üç kardeş tartışması hangi ilkeyle ilgilidir?
Salah-aslah; Allah'ın kul için en uygun olanı yapmasının zorunlu olduğu iddiasıyla.Hızlân ne demektir?
Allah'ın itaatsiz kulundan yardımını kesmesi ve onu kendi haline bırakmasıdır.Kendini dene: 6 soru
Konu anlatımına göre hazırlanmış özgün sorular. Bir şıkka dokun, cevap ve açıklama hemen açılır; sonuçların bu tarayıcıda saklanır.
1. Aşağıdakilerden hangisi kulun iradî bir fiili gerçekleştirmesini sağlayan güç ve yeteneği ifade eder?
Cevap D. İstitaat, kulun iradî bir fiili gerçekleştirmesini sağlayan güç ve yetenektir; teklif yükümlülük, kader ve kazâ ise ilâhî takdirle ilgilidir.
2. Eş'arî ve Mâtürîdî ekollere göre fiili meydana getiren gücün (istitaat) yaratılma zamanı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap B. Her iki ekole göre fiili meydana getiren güç fiille birlikte yaratılır; Mu'tezile ise gücün fiilden önce var olduğunu savunur.
3. Kulun cüz'î iradesiyle seçeneklerden birine yönelmesine, Allah'ın da bu yönelişe göre fiili yaratmasına dayanan kesb anlayışı aşağıdaki ifadelerden hangisiyle örtüşür?
Cevap D. Doğru seçenek, kulun cüz'î iradesiyle seçtiğini ve Allah'ın bu seçimi yarattığını ifade eder; bu Mâtürîdî kesb anlayışıdır. Diğer seçenekler Eş'arî, Mu'tezile, Cebriyye ve Mu'tezile'nin aslah görüşlerini yansıtır.
4. Eş'arîlere göre kulun fiille ilişkisini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap A. Eş'arîlere göre kulun fiille ilişkisi kesb kavramıyla ifade edilir; gerçek yaratıcı Allah'tır, kul yalnızca fiilin mahallidir. İstitaat fiil gücü, tevlîd ise zincirleme fiillerle ilgilidir.
5. Allah'ın buyruklarına uymayan kulunu lütuf ve yardımından yoksun bırakmasına kelâm ilminde ne ad verilir?
Cevap C. Hızlân, Allah'ın buyruklarına uymayan kulundan yardımını kesmesi ve onu kendi haline bırakmasıdır; Tevfik bunun zıddıdır.
6. Aşağıdaki mezhep-görüş eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Cevap E. Mu'tezile'ye göre bir fiili yapan kişi doğan sonucun da faili sayılır ve sorumlu tutulur; bu nedenle 'sorumlu tutulmaz' ifadesi yanlıştır. Diğer eşleştirmeler metindeki bilgilerle uyumludur.
2019 MBSTS gibi etiketler, o bilginin hangi yıl hangi sınavda sorulduğunu gösterir. Tüm konuların soru dağılımı
Son güncelleme: