İman: Tanımı, Çeşitleri ve İman-Amel İlişkisi
Bu sayfada
Kısaca
Deniz suları Firavun'un üzerine kapanırken o, "iman ettim" dedi; ama bu söz onu kurtarmaya yetmedi. İmanın ne zaman geçerli sayılacağı, kelam geleneğinin en dikkatli tartıştığı meselelerden biridir. DHBT ve MBSTS'de bu konudan 10 soru çıkmış; imanın mahiyeti, icmâlî iman, iman-amel ilişkisi, büyük günah ve ye's hâlinde iman en sık yoklanan başlıklardır.
Sınavda en çok sorulanlar
- Büyük günah işleyenin durumu, iman-küfür-fısk gibi isimlendirmeleri ve bunların dünya-âhiret hükümlerini inceleyen esmâ ve ahkâm başlığında değerlendirilir. Hâricîler büyük günah işleyeni kâfir, Mürcie mümin, Mutezile iki menzil arasında (fâsık) sayar. 2021 ÖABT-İHL
- Mürcie ve Mâtürîdiyye, ameli imanın varlık şartı saymaz; bu yüzden büyük günah işleyen kişi mümin olma vasfını yitirmez. 2023 ÖABT-DKAB
- Ye's hâlinde iman geçersizdir. Firavun'un boğulurken iman etmesi (Yunus 10:90-91) ve azabı görünce "Allah'a inandık" diyenler (Mü'min 40:84-85) bu meseleye dayanak yapılır. 2018 DHBT · 2019 ÖABT-İHL
- İmanda istisnada Mâtürîdîler kesinliği şart koşar: "İnşallah müminim" demek caiz görülmez. 2020 MBSTS
- Ameli imandan cüz sayanlar imanı tasdik+ikrar+amel şeklinde tanımlar; "iman; kalbin tasdiki, dilin ikrarıdır" tanımını yetersiz bulur. 2014 DHBT
- İcmâlî iman: Kelime-i tevhid veya şehadetle inanılacak esaslara toptan inanmadır; Müslümanlığa girişte yeterli sayılır. 2019 ÖABT-DKAB · 2021 MBSTS · 2023 MBSTS
- Kalp tasdiki imanın özüdür. Hz. Ammâr b. Yâsir'in baskı altında diliyle inkâr etmesine rağmen mümin sayılması (Nahl 16:106) bunu gösterir. 2016 ÖABT-DKAB
Konu anlatımı
İmanın tanımı ve unsurları
İman lafzı, sözlükte "güven içinde olmak, tasdik etmek, doğrulamak" anlamlarındaki emn kökünden gelir. Kelamcılar arasında imanın ne olduğu tartışılırken ortak payda, kalbin tasdikidir.
Kavram: İman — Sözlükte: güven duygusu içinde tasdik etmek, doğrulamak. Terim olarak: Hz. Peygamber'in Allah'tan getirdiği kesin olarak bilinen hükümleri, kuşkuya düşmeden kalben benimsemek.
Ehl-i sünnet'e göre imanın asıl ve değişmeyen unsuru kalbin tasdikidir. Dilin ikrarı, imanın bir parçası değil; kişinin dünyada mümin muamelesi görmesi için gerekli olan dünyevî şarttır. Mâide sûresi 41. âyetinde ağızlarıyla "inandık" deyip kalpleri inanmayanların kastedilmesi, asıl olanın kalp olduğunu gösterir. Bakara 2:8'de münafıkların "inandık" sözü de gerçek imanı kanıtlamaz.
Hz. Ammâr b. Yâsir örneği bu ayrımı netleştirir. Müşriklerin ölüm tehdidi altında kalben mümin olduğu hâlde diliyle İslâm'dan çıktığını söylemiş, bunun üzerine Nahl 16:106. âyette kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kişinin imanının geçerli olduğu bildirilmiştir. Demek ki ikrar zorunluluğu dünyevî işlemler içindir; âhirette hüküm kalbin tasdikine bakar. 2016 ÖABT-DKAB
İcmâlî ve tafsîlî iman
Bir mümin, inanılacak esasların tamamını ayrıntılı biçimde saymak zorunda değildir. İslâm'a girişte önce özlü bir iman yeterli görülür; sonra bilgi derinleşir.
Kavram: İcmâlî iman — İnanılacak şeylerin hepsine ayrıntıya girmeden, topluca inanma. Tevhid kelimesi "lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah" cümlesidir; şehadet kelimesi ise "eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh" ifadesidir. İcmâlî iman bu iki kelimede özetlenmiştir.
İcmâlî iman, kişiyi mümin yapmak için yeterli kabul edilir. Çünkü Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği her şey, onun peygamberliğini kabul etmekle toptan doğrulanmış olur. Ancak müminin namaz, oruç, hac gibi farzları ve haramları tek tek öğrenip benimsemesi ayrıca istenir. 2019 ÖABT-DKAB · 2021 MBSTS · 2023 MBSTS
Tafsîlî iman üç derecede ele alınır:
- Kesin bir inançla Allah'ı, Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve âhiret gününü tasdik etme.
- Amentüdeki altı esasa ayrı ayrı inanma: Allah, melekler, kitaplar, peygamberler, âhiret, kazâ ve kader.
- Tevâtür yoluyla gelen bütün dinî hükümlere ayrıntılı biçimde inanma; farzı farz, haramı haram bilip tasdik etme.
İman, elde ediliş biçimine göre de ikiye ayrılır. Taklîdî iman, çevrenin telkiniyle oluşan ve delile dayanmayan imandır; geçerli görülmekle birlikte aklî ve dinî delillerle güçlendirilmemiştir. Tahkîkî iman ise bilgi, araştırma ve kavramaya dayalı imandır.
İman-amel ilişkisi
Amel kelimesi çoğunlukla kalbin ve dilin dışında kalan organların işlediği fiilleri çağrıştırır. Ehl-i sünnet (Mâtürîdiyye-Eş'ariyye) ameli imandan bir cüz saymaz; büyük günah işleyen kişi, işlediği günahı helâl saymadıkça mümin kalmaya devam eder.
Bu görüşün dayanakları şöyledir:
- Kur'an, "iman edenler ve sâlih amel işleyenler" diyerek (meselâ Hûd 11:23) iman ile ameli birbirinden ayrı anar. Amel imandan bir parça olsaydı ayrıca sayılmaya gerek kalmazdı.
- Tâhâ 20/112 gibi bazı âyetlerde amelin makbul olması imana bağlanmıştır. Şart ile meşrut ayrı şeylerdir.
- Büyük günah işleyenlerden "müminler" diye söz edilir (Hucurât 49:9). Demek ki amel eksikliği imanı tamamen yok etmez.
- Hz. Peygamber'den itibaren âlimler, kalbi tasdik eden günahkârı mümin saymıştır.
Ameli imandan cüz sayanlar ise farklı sonuçlara ulaşır. Hâricîler büyük günah işleyeni kâfir sayar; Mutezile imandan çıktığını ama küfre girmediğini, iki menzil arasında kaldığını savunur. Ameli imandan cüz sayan bir kimsenin, imanı yalnızca "kalbin tasdiki, dilin ikrarı" şeklinde tanımlaması beklenmez; çünkü ona göre amel de imanın bir parçasıdır. 2014 DHBT
Önemli: Ameli imanın varlık şartı görmeyip büyük günahla mümin vasfının düşmeyeceğini savunan ekoller Mürcie ve Mâtürîdiyye'dir. Mutezile ise ameli imandan cüz sayar; bu yüzden büyük günah işleyeni imandan çıkmış sayar. 2023 ÖABT-DKAB
Büyük günah işleyenin durumu ve esmâ-ahkâm
Büyük günah konusu, kelam literatüründe yalnızca bir günah listesi değil; müminin nasıl isimlendirileceği ve âhiretteki hükmünün ne olacağı meselesidir.
Kavram: Esmâ ve ahkâm — Kelamda iman, küfür, fısk gibi dinî isimlendirmeleri (esmâ) ve bunların dünya ile âhiretteki hükümlerini (ahkâm) inceleyen başlık. Büyük günah işleyenin mümin mi, kâfir mi, fâsık mı sayılacağı burada tartışılır. 2021 ÖABT-İHL
Kebîre (büyük günah) — Hakkında kesin delil bulunan ve dünyevî ya da uhrevî ceza öngörülen büyük günah. Şirk ve inkâr, büyük günahlar içinde en ağır olanlardır.
Büyük günahlara dair hadislerde şirk, sihir, haksız yere adam öldürme, yetim malı yeme, faiz yeme, savaştan kaçma ve iffetli mümin bir kadına zina iftirası sayılır. Ayrıca ana babaya isyan ve yalancı şahitlik de en büyük günahlardan kabul edilmiştir.
Mezheplerin büyük günah işleyene bakışı şöyle özetlenebilir:
| Mezhep | Dünyadaki isimlendirme | Âhiretteki durumu |
|---|---|---|
| Hâricîler | Kâfir | Tövbe etmeden ölürse ebedî cehennem |
| Mürcie | Mümin | Durumu Allah'a irca edilir; günahın müminlere zarar vermeyeceği görüşü |
| Mutezile | Fâsık; iki menzil arasında (el-menzile beyne'l-menzileteyn) | Tövbesiz ölürse ebedî cehennem |
| Ehl-i sünnet | Fâsık ama mümin | Allah dilerse affeder; dilerse cezalandırıp sonunda cennete koyar |
Ehl-i sünnet'e göre günahkâr mümin için tövbe kapısı açıktır. Hz. Ebû Zer el-Gıfârî'nin naklettiği hadiste, "lâ ilâhe illallah" deyip bu inanç üzere ölenin, zina ve hırsızlık etmiş olsa bile cennete gireceği belirtilir. Bu rivayet, büyük günahın müminlik vasfını ortadan kaldırmadığına dair önemli bir dayanaktır.
İmanda istisna
Bir mümin "İnşallah müminim" diyebilir mi? Bu mesele, imanın mahiyetine dair tartışmayı yansıtır.
Mâtürîdî âlimler, iman lafzının din dilinde kesinlik ifade ettiğini; bu yüzden "inşallah müminim" demenin caiz olmadığını, müminin kesin bir dille "ben müminim" demesi gerektiğini savunur. Eş'arîler ise istisnayı caiz bulur; ancak bunu imanın aslına değil, imanın olgunluğuna ve sonunun nasıl biteceğine bağlar. Yani kişi, imanının son nefesteki akıbetini bilemeyeceği için "inşallah" ifadesini âkıbet kaydıyla kullanabilir. 2020 MBSTS
Dikkat: Buradaki tartışma, imana şüphe düşürme değildir. Mâtürîdîler iman lafzı din dilinde kesinlik ifade ettiği için istisnayı hiç kabul etmez; Eş'arîler ise istisnayı imanın aslına değil, imanın kemaline ve sonunun nasıl biteceğine (âkıbet) bağlayarak mümkün görür.
İmanın geçerli olma şartları ve ye's hâlinde iman
Bir imanın sahibini âhirette kurtarabilmesi için bazı şartları taşıması gerekir:
- Hür iradeye dayanmalıdır. Baskı, tehdit veya hayattan ümit kesme (ye's) hâlinde gerçekleşen iman geçerli değildir.
- Kesin dinî hükümlerden birini inkâr anlamına gelen söz ve tutumdan uzak durmalıdır. Farz olduğu kesin olan bir hükmü inkâr etmek imanı düşürür.
- Korku ile ümit arasında olmalıdır. Allah'ın rahmetinden ümit kesmek de azabından tamamen emin olmak da imanı tehlikeye sokar (Yusuf 12:87; A'râf 7:99).
Ye's hâlinde iman, ölüm anı kapıya geldiğinde ya da azap görüldüğünde edilen imandır. Firavun'un boğulmak üzereyken "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka ilah olmadığına inandım" demesi (Yunus 10:90-91), kendisine "Şimdi mi?" denilerek reddedilmiştir. Aynı şekilde Mü'min 40:84-85'te, azabı gördükleri anda edilen imanın fayda vermeyeceği bildirilir. 2018 DHBT · 2019 ÖABT-İHL
Dikkat: Ye's hâlinde iman ile günahkâr müminin son nefes tövbesini karıştırma. Küfürden dönüp can çekişirken iman etmek geçersizdir; fakat mümin bir günahkârın ölüm belirtileri başlamadan önce yaptığı tövbe, Allah'ın rahmetiyle kabul edilebilir; ölümü ya da azabı gözüyle gördükten sonraki tövbe ve iman ise fayda vermez (Nisâ 4:17-18).
İmanın artması ve eksilmesi
İman, inanılacak esaslar bakımından artmaz ve eksilmez. Bir kişi esasların bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr ederse zaten mümin sayılmaz. Ancak iman, kuvvet ve derinlik bakımından farklılaşır; kiminin imanı güçlü, kiminin zayıftır. Ameli imandan cüz sayanlar ise amelin artıp eksilmesini imanın artıp eksilmesi olarak görür. Bu yüzden "amel imandan bir cüzdür" diyen biri, "herkesin imanı eşittir" ya da "iman hiç değişmez" demez; çünkü ona göre ameldeki artış ve eksiklik imana da yansır. 2014 DHBT
Karıştırılanlar
- İcmâlî iman – tafsîlî iman: İcmâlî iman toptan ve özdür; tafsîlî iman her esasa ayrı ayrı, ayrıntılı inanmayı gerektirir.
- Taklîdî iman – tahkîkî iman: Taklîdî iman çevrenin telkiniyle oluşur; tahkîkî iman delil, bilgi ve araştırmaya dayanır.
- Mürcie – Mutezile: Her ikisinde de büyük günah tartışılır. Mürcie günahkârı mümin sayıp akıbeti Allah'a havale eder; Mutezile onu imandan çıkmış, iki menzil arasında bir fâsık kabul eder.
- Hâricîler – Mutezile: Her ikisi de büyük günah işleyeni imandan çıkmış sayar; ancak Hâricîler doğrudan "kâfir", Mutezile "fâsık" der. Tövbesiz ölümde ikisi de ebedî cehennem sonucuna varır.
- Ye's hâlinde iman – günahkâr müminin son nefes tövbesi: Birincisi, ölümü ya da azabı gördükten sonra küfürden dönmeyi içerdiği için geçersizdir; ikincisi, ölüm belirtileri başlamadan önce yapılan bir mümin tövbesi olduğu için rahmete açık değerlendirilir.
- Eş'arî – Mâtürîdî (imanda istisna): Eş'arîler âkıbet kaydıyla istisnayı mümkün görür; Mâtürîdîler kesin ifadeyi şart koşar.
Kendini yokla
Firavun'un boğulurken iman etmesi hangi kelam meselesine örnektir?
Ye's hâlinde imanın geçersizliğine.Büyük günah işleyenin dünyadaki adı ve âhiretteki durumu hangi başlık altında incelenir?
Esmâ ve ahkâm.Ameli imanın varlık şartı görmeyen iki ekol hangileridir?
Mürcie ve Mâtürîdiyye.İmanda istisnayı âkıbet ve kemâl kaydıyla mümkün görenler kimlerdir?
Eş'arîler.Kendini dene: 6 soru
Konu anlatımına göre hazırlanmış özgün sorular. Bir şıkka dokun, cevap ve açıklama hemen açılır; sonuçların bu tarayıcıda saklanır.
1. İman lafzının sözlük anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap A. Metinde iman lafzının emn kökünden geldiği ve güven içinde olmak, tasdik etmek, doğrulamak anlamlarına geldiği belirtilir. Diğer seçenekler bu tanımı karşılamaz.
2. Aşağıdakilerden hangisi inanılacak esaslara toptan inanmayı ifade eden iman türüdür?
Cevap B. İcmâlî iman, kelime-i tevhid veya şehadetle esaslara toptan inanmadır; tafsîlî iman ise her esasa ayrı ayrı inanmayı gerektirir.
3. Büyük günah işleyen kişinin mümin mi, kâfir mi, fâsık mı sayılacağı ve âhiretteki hükmünün ne olacağı kelamda hangi başlık altında incelenir?
Cevap C. Esmâ ve ahkâm; iman, küfür, fısk gibi isimlendirmelerle bunların dünya ve âhiretteki hükümlerini inceler. Büyük günah işleyenin durumu bu başlık altında tartışılır.
4. Mâtürîdî âlimlere göre 'inşallah müminim' ifadesinin caiz görülmemesinin gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap D. Mâtürîdîler, iman lafzının din dilinde kesinlik ifade ettiğini savundukları için 'inşallah' ifadesini kabul etmezler. Diğer seçenekler bu gerekçeyi yansıtmaz.
5. Ehl-i sünnet'e göre büyük günah işleyen müminin âhiretteki durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap E. Ehl-i sünnet büyük günah işleyeni fâsık ama mümin sayar; Allah dilerse affeder, dilerse cezalandırıp sonunda cennete koyar. Ebedî cehennem Hâricî ve Mutezile'nin görüşüdür.
6. Büyük günah işleyen kişinin dünyadaki isimlendirmesi konusunda Hâricîlerin görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap B. Hâricîler büyük günah işleyeni kâfir sayar; iki menzil arası Mutezile'nin, günahkâr mümin Ehl-i sünnet'in, hükmü âhirete bırakmak ise Mürcie'nin tavrıdır.
2019 MBSTS gibi etiketler, o bilginin hangi yıl hangi sınavda sorulduğunu gösterir. Tüm konuların soru dağılımı
Son güncelleme: